Mersin’de BİRLİKTE EMO Platformu’ndan yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payının arttırılması çağrısı geldi. Uzmanlar, enerjide gerçek bağımsızlık için yenilenebilir enerjinin önemine dikkat çekerek, sorunları çözümü için seslendi.
Haber Merkezi
Mersin’de BİRLİKTE EMO Platformu tarafından hazırlanan “Türkiye’nin Elektrik Kurulu Gücü 126,5 Gigavata Ulaştı” değerlendirmesi kamuoyuyla paylaşıldı.
Platform Sözcüsü Seyfettin Atar, Türkiye’nin elektrik kurulu gücünün 126,5 Gigawatt' a ulaştığını söyleyerek, “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının açıkladığı verilere göre Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, Temmuz 2026 sonu itibarıyla 126 bin 476 megavata ulaştı. Yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam kurulu güç içerisindeki payı yüzde 62,8’e, yerli kaynakların payı ise yüzde 71,9’a yükseldi.
GÜNEŞ VE RÜZGÂR ENERJİSİNİN KURULU GÜCÜNÜN PAYI YÜZDE 33,8’E ÇIKTI
Yenilenebilir kaynakların toplam kurulu gücü 79 bin 433 megavat olarak kaydedildi. Hidroelektrik santrallerinin kurulu gücü 32 bin 344 megavata, güneş enerjisinin kurulu gücü 27 bin 507 megavata, rüzgâr enerjisinin kurulu gücü ise 15 bin 358 megavata ulaştı.
Böylece güneş ve rüzgâr enerjisinin toplam kurulu gücü 42 bin 865 megavata, elektrik sistemindeki toplam payı da yüzde 33,8’e çıktı” dedi.
KURULU GÜÇ ARTIŞI ÖNEMLİ; ANCAK TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Kurulu güç artışının önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını dile getiren Atar, “BİRLİKTE EMO Platformu olarak yenilenebilir enerji yatırımlarındaki artışı; enerji ithalatının azaltılması, dışa bağımlılığın düşürülmesi ve çevresel etkilerin sınırlandırılması bakımından önemli ve olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz.
Ancak kurulu güçteki artışın güvenli, kesintisiz ve ekonomik elektrik arzına dönüşebilmesi için üretim, iletim ve dağıtım altyapısının bütüncül bir anlayışla planlanması gerektiğini vurguluyoruz.
Güneş ve rüzgâr gibi üretimi hava koşullarına bağlı kaynakların sistemdeki payı arttıkça enerji depolama yatırımlarının hızlandırılması, iletim ve dağıtım şebekelerinin güçlendirilmesi, akıllı şebeke uygulamalarının yaygınlaştırılması ve talep tarafı yönetiminin geliştirilmesi zorunlu hâle gelmektedir.
LİSANSSIZ ÜRETİM SORUNLARI GİDERİLMELİ
Ayrıca lisanssız üretim bağlantılarındaki kapasite sorunları giderilmeli; planlama, proje, uygulama ve denetim süreçlerinde elektrik mühendislerinin mesleki yetkinliğinden etkin biçimde yararlanılmalıdır.
Kurulu güç, santrallerin teorik üretim kapasitesini göstermektedir. Gerçek elektrik üretimi ise kaynak verimliliği, emre amadelik oranı, hava koşulları, şebeke kapasitesi ve tüketim talebine göre değişmektedir.
Bu nedenle enerji dönüşümünün başarısı yalnızca açıklanan megavat artışıyla değil; üretilen elektriğin güvenli, kesintisiz, çevreyle uyumlu ve toplumun erişebileceği maliyetlerle sunulmasıyla ölçülmelidir.
ENERJİ GELECEĞİ İÇİN BUNLAR ÖNEMLİ
BİRLİKTE EMO Platformu olarak; Kamu yararını esas alan uzun vadeli enerji planlamasının yapılmasını, yenilenebilir enerjiyle birlikte depolama yatırımlarının geliştirilmesini, yerli teknoloji ve mühendislik kapasitesinin desteklenmesini, elektrik şebekesinin yeni üretim yapısına uygun biçimde güçlendirilmesini, proje ve uygulamalarda bağımsız teknik denetimin sağlanmasını enerji geleceğimiz açısından temel gereklilikler olarak görüyoruz.
Enerjide gerçek bağımsızlık; yalnızca daha fazla santral kurmakla değil, yerli kaynakları bilimsel planlama, güçlü mühendislik ve kamu yararı anlayışıyla değerlendirmekle mümkündür” diye konuştu.
